“Bir Olmak” mı “Biz Olmak” mı

 

Evli “çiftlerin”, nişanlı “çiftlerin” ya da sevgili olan “çiftlerin”; kısaca arasında duygusal bir ilişki olan tüm ÇİFTLERİN dikkatine! Bu yüzden “çift” kelimesinin oldukça vurgulandığı bir yazı olacak bu. Çift, iki tane olup da birbirini tamamlayan şeylere deniyor, çift dendiğinden birbirinden ayrı olan iki şeyden bahsediliyor yani. İlişkilerde de bu böyledir, benzerlilikleriyle ve farklılıklarıyla iki ayrı insan vardır. Bir araya geldiklerinde farklı bir anlam kazanan ama ayrı ayrı da anlamları olan..

Bir ilişki başladığında elbette ki artık o iki kişi arasında özel bir bağ kurulmuş oluyor. Evlilik ile de artık bu bağ resmileştirilmiş ve topluma ilan edilmiş oluyor. Çiftin arasındaki paylaşım ise çoğalıyor; sorumluluklar, görevler, problemler, mutluluklar ve zaman. Bu noktada evlilik, her şeyi her zaman birlikte yapmak olarak algılandığında denge bozuluyor. Bunun sonucunda da, çiftler “bir” olma ile “biz” olmayı karıştırabiliyorlar. Eşimizle “biz” oluruz, toplumun bir parçası olan ama diğerlerinin dahil olmadığı kendi düzeni ve sinerjisiyle küçük bir birim belki de aile ya da çift. Fakat kesinlikle “bir” olamayız çünkü içinde en az iki ayrı insan, düşünce, varoluş var. Onlar bireysel varlıklarını sürdüremezlerse “biz” birliği de yok olur.

Evli olmak ya da bir biçimde “çift” olmak artık bağımsız bir birey olmadığımız anlamına gelmez. Tüm zamanı birlikte geçirmek ve her şeyi birlikte yapmaya kalkışmak bireyselliğinizi doyurmamanız anlamına gelir. Her insanın kendi kendine kalmaya ve kendine özel zaman ayırmaya ihtiyacı vardır. Eşlerin, birbirlerinin elinden bu hakkı almaları evlilikte huzursuzluğa ve çatışmalara neden olur. Sağlıklı bir evlilikte çiftler birbirlerinin özgürlük alanlarına saygı duyarlar. Kendinizin ve eşinizin bireysel ihtiyaçlarının farkında olmak bu konuda önemli bir adım olacaktır. Evliliği hayatınızı daraltan bir sistem gibi yapılandırmak yerine, hayatınıza keyif katan bir yapıya dönüştürmek sizin elinizde.

Eşinizle bu tür konularda anlaşmazlık yaşıyorsanız altında başka nedenler olabilir. Problemlerinizi halı altına süpürmek ya da ertelemek yerine, uzlaşmaya bir adım atın ve yardım almaktan çekinmeyin. Çünkü geç kalınmış her bir adım size aranızdaki birçok şeyi kaybettiriyor olabilir.

Nida ALTAN ATEŞ

Bir Cevap Yazın