Ülkemizde ailelerin sık yaşadığı sorunlardan biri de kök ailelerin, çekirdek aile üzerindeki olumsuz etkileri. Ülkemizde bu durumu özetleyen bir deyiş var, “iki kişi evlendiğinde aslında iki aile evlenir” diye.
Kolektivist, yani iç içe yaşayan bir toplum olmanın sonucu olarak geniş aile, akrabalar ve hatta komşuluk ilişkilerimiz oldukça yakın ve samimi bir yapıda. Bu samimi yapının toplumsal dayanışma, birlik beraberlik ve yardımlaşma gibi pek çok getirisinin yanında bazı dezavantajları da bulunmakta. Samimi ve iç içe olma durumu, kişilerin birbirlerinin hayatları hakkında çokça bilgi sahibi olması, yorum yapması ve hatta birbirine müdahale etmesi gibi sonuçlar doğuruyor. Bu durumdan en kötü etkilenen toplumsal birimlerden biri ise çekirdek aileler. Kök aileler ve diğer akrabalar nedeniyle sorun yaşayan ve bu nedenle aile danışmanlığı desteğine başvuran aile sayısı oldukça fazla. Bu müdahalelere izin vermemek ya da minimuma indirmek ise eşlerin kontrolünde diyebiliriz.
Türkiye’de aileler genel olarak çocuklarına karşı korumacı bir tutuma sahip ve bu tutum onlar yetişkin olup kendi ailelerini kursalar da devam etmekte. Kök ailelerin bu kontrol ve müdahale dürtüsü her ne kadar iyi niyetli olsa da bir yerden sonra rahatsız edici olabiliyor ve eşler arasında gerginliğe neden oluyor. Bunların yaşanmaması için her eş öncelikle kendi ailesine karşı sınırları çizmiş olmalı ve kendi çekirdek ailesiyle ilgili her şeyi kök aile ile paylaşmamalıdır. Özellikle de eşinin ve kendi aile mahremiyetleri sayılabilecek konulardan kök aileye bahsedilmemeli. Bireyler bazen tam olarak özerkliğini kazanamamış olarak evlenirler. Bu durumda da kendi kurduğu çekirdek ailesini benimsemekte ve adapte olmakta zorlanırlar. “Ailem” derken kimlerden bahsettiğinize dikkat edin(!). Şayet siz hala kök ailenizden kopamamışsanız çekirdek ailenizin sınırlarını da çizememişsiniz demektir, bu da dışarıdan müdahaleye karşı eşinizi ve sizi savunmasız bırakır. Ayrıca, aileler ile görüşme sıklığı mümkünse belli bir düzende olmalıdır. Burada eşler birlikte her iki taraf için dengeli bir rutin düzenleyebilir. Ayrıca eşler kendi hayatları ile ilgili kararları birlikte almalı ve hangi konularda ailelere danışılacağı konusunda da hemfikir olmalıdırlar.
Yukarıda bahsedilenlere dikkat ederek kök ailelerinize karşı tutum ve davranışlarınızla kendi sınırlarınızı göstermiş olur ve onların gerekmeyen müdahalelerini de önleyebilirsiniz. Eğer kök aileler müdahale konusunda ısrarcı bir tavra sahip iseler, sınırlar konusunda onlarla açıkça konuşmak ve mümkünse aile danışmanlığı sürecine dahil etmek gerekebilir.

Bir Cevap Yazın