Evlilik kurumu, “olmazsa olmaz” diye nitelendirebileceğimiz 3-S üzerine kurulmalıdır. Üç-S olarak adlandırdığımız bu önemli unsurlar ise sevgi, saygı ve sadakattir. Bunlardan herhangi birinin eksikliği evliliği temelinden sarsar. Böyle bir durumda evliliği sorgulamak; şayet sürdürülmek isteniyorsa profesyonel destek almak ve evliliği yeniden yapılandırmak gerekir. Evlilikte; iletişim, cinsellik, ekonomi ve sosyal çevre gibi konularda yaşanan sorunlar da eşleri olumsuz etkilemektedir; fakat temelinde 3-S’in bulunduğu bir evlilikte bu gibi sorunlar yıkıcı değildir. Çiftler bu sorunlarını kendi kendilerine ya da profesyonel destek alarak çözebilir; evliliklerini sağlıklı ve mutlu bir şekilde sürdürebilirler.
Evlenmeyi düşünen çiftler de bu kadar önemli bir kararı almadan önce ilişkilerini gözden geçirmeli ve şu sorulara net birer cevap verebiliyor olmalılar.
1- Karşınızdaki kişiyi “olduğu haliyle” ve gerçekten seviyor musunuz?
İnsanlar için bir ilişkiye başlamak, hatta evlenmek bile bazen bir kaçıştır. Bu kaçış; aileden, yaşanılan şehirden ya da içinde bulunulan herhangi bir durumdan olabilir. Fakat gerçek sevgi olmaksızın bu tür amaçlarla yapılan evlilikler büyük bir hüsran ve pişmanlıkla sonuçlanır.
Bazen de insanlar karşılarındakini olduğu gibi değil, olmasını istediği gibi görür ve onu sever. Evlendikten sonra yaşanılan farkındalık ise büyük hayal kırıklığına neden olur. Bir evlilikte sevgi olmazsa; iletişim de olmaz, aile sıcaklığı da dolayısıyla mutluluk da.
2- Karşınızdaki kişi sizi “olduğunuz haliyle” ve gerçekten seviyor mu?
İlk sorudaki durumlar karşınızdaki kişi için de geçerli olabilir. Sizi olduğunuz gibi değil de kendi idealize ettiği şekliyle seviyor olabilir. Bir diğer ihtimal ise, o sizi ya da evliliği bir kaçış olarak görüyor olabilir. Evlilik gibi ciddi bir kararı almadan önce gerçekten sevip sevmediğiniz gibi; gerçekten sevilip sevilmediğinizden de emin olmalısınız. Bununla, evlenmeden önce yüzleşmek sizi evlendikten sonra yaşayacağınız büyük bir hayal kırıklığından ve mutsuz bir evlilikten korur.
3- Birbirinize karşı saygılı mısınız?
Öncelikle üsluplar gözden geçirilmeli; özellikle tartışma anlarında birbirinize hakaret ya da küfür ediyor musunuz? Birbirinizin yaşam tarzına, kişilik ve özlük haklarına karşı tutumlarınız nasıl; saygılı mısınız yoksa müdahaleci mi? Birbirinizin eksik ya da kusur sayılabilecek taraflarını aşağılıyor musunuz? Bunları gözden geçirerek ilişkiyi değerlendirmek gerekir. Bunlara rağmen yapılan evlilikte saygısızlık daha da artacak ve aradaki sevgi, aşk gibi duygulara da bir süre sonra zarar verecektir.
4- Birbirinize tam olarak güveniyor musunuz?
Müstakbel eşinize ne kadar karışıyor ve de kısıtlıyorsunuz ya da o sizi kısıtlıyor mu? Maalesef, kıskançlık sevgi ile karıştırılıyor çoğu zaman; insanlar ne kadar kıskanılırsa o kadar sevildiklerini düşünüyorlar. Oysa, aşırı kıskançlık sevgiden değil güvensizlikten ya da özgüvensizlikten olur. Ayrıca kıskançlığı bahane ederek karşınızdakinin sosyal, mesleki hayatına ya da yaşam tarzına müdahale etmek güvensizlik ve özgüvensizlik sorununun yanı sıra ona saygı duymadığınızı da gösterir. Karşılıklı güvensizliğe rağmen evlenmek ilişkinizi iyice boğucu hale getirir. Ayrıca böyle ilişkilerde çiftler birbirlerine sıklıkla yalan söylerler.
Bazen sizin ya da partnerinizin güven sorunu yaşamanızın altında haklı bir gerekçe olabilir. Bir taraf güveni sarsacak bir davranışta bulunmuş olabilir. Bu gibi durumlarda da evlilik kararı kesinlikle ertelenmeli ve ilişki gözden geçirilmelidir. Çünkü bunu bir kez yapan tarafın yineleme ihtimalinin yanı sıra güveni kırılan taraf da ister istemez partnerine karşı agresif ve müdahaleci olacaktır. Bu durum aşılmadan yapılan evlilik her iki taraf için de bir süre sonra çekilmez hale gelir.
Her ne kadar toplumda, “nikahta keramet vardır” şeklinde bir algı olsa da, bir imza atmak ilişkide var olan sorunları yok edecek bir mucizeye sahip değildir. Evlilikte; birbirine alışma süreci, kök aileler, sorumluluklar vs gibi hali hazırda çifti bekleyen pek çok potansiyel sorun bulunmaktadır. Sorunlar evlilikle çözülmez; aksine daha da büyür. Ülkemizde bu anlamda ciddi bir sıralama sorunu olduğunu görüyoruz. Doğru olan ise önce sorunları çözmek daha sonra evlenmektir. Ayrıca mutlu bir evliliğin, sağlıklı bir ailenin yukarıda bahsettiğimiz 3-S üzerine kurulması gerektiği unutulmamalıdır. İmzayı atmadan önce yukarıdaki soruları dürüstçe cevaplayarak ilişkinizi değerlendirmeye başlayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın