Flört döneminde insanlar hormonlarının ve duygusal beyin de denilen limbik sistemin etkisiyle gerçeklikten uzaklaşırlar. İnsanlar aşık olduklarında ve bir ilişkiye başladıklarında bir yandan kendilerini farklı ve ideal gösterme çabasında olurken diğer taraftan da karşılarındakinin olumlu yanlarını görmeye meyilli olurlar. Yani sadece görmek istediğini gören ve sadece iyi taraflarını gösteren iki insan karşı karşıyadır. Dolayısıyla da aşk, çoğu zaman sağlıklı ve bilinçli seçimlerle başlamaz. Farkındalık ilişkinin ilerleyen zamanlarında yaşanmaya başlar. Bu da ilişkiler için sancılı bir süreç demektir.
Kimi araştırmacıya göre aşkın belli bir süresi vardır ve o bittikten sonra bu farkındalık süreci başlar. Bazılarına göre ise evlendikten sonra bu farkındalık yaşanır. Bana kalırsa konunun evlenmiş olmakla alakası yok. Belli bir süre sonra çift birbirine alışıp, heyecan ve hormon yoğunluğu normale dönünce fark etmeye başlıyor. Bu, evlilik olsun olmasın her uzun soluklu ilişkide girilen bir aşama. İşte ilişkinin kaderini de bundan sonrası belirliyor. Karşımızdakinin eksiklerini, bize uymayan taraflarını görmeye başlıyoruz. Burada üç ihtimal doğuyor.
1) Bize uymayan ya da “kötü” tarafları kabullenemiyoruz ve ilişki bitiyor.
2) Bize uymayan “kötü” tarafları tolere edebiliyor ve karşımızdakini olduğu gibi kabul ediyoruz.
3) Bize uymayan “kötü” taraflarını görüyor ama görmezlikten gelmeye çalışıyoruz çünkü karşımızdakini değiştireceğimizi düşünüyoruz.
Açıkçası ilk iki ihtimal de daha sağlıklı adımlar ve kararlar oluyor bireyler için fakat üçüncü oldukça tehlikeli. Sevgilimizi/eşimizi olduğu gibi kabul etmeyip kendi kafamızda idealleştirdiğimiz eşe/sevgiliye dönüştürmeye çalışıyoruz. “Evlenince değişir”, “çocuk olunca değişir”, “ben onu değiştiririm” inançlarıyla hem karşımızdaki için hem de kendimiz için hayatını zorlaştırıyoruz.
Kime aşık olacağımız nasıl bir “aşık” olacağımız kısmı ilk etapta pek bizim kontrolümüzde değil. Fakat ilişkinin devamında karşımızdakini iyisiyle kötüsüyle bize uyan uymayan parçalarıyla görebilmek ve bunları ne kadar tolera edip ne kadarını kabullenemeyeceğimize karar vermek gerekir. Bugün evliliklerden en çok yaşanan sorunlardan biri de bu maalesef. Gerçekte evlendikleri kişiyle kafalarında evlendikleri kişinin aynı insanlar olmamaları.

Bir Cevap Yazın