Oruç tutmanın, açlığın etkisiyle insanda gerginlik yaptığı düşünülür genellikle. Oysa, uyku ve yeme düzeni ayarlanıp iftar ve sahur menüleri uzmanların tavsiyelerine uygun şekilde yapıldığında bu tür sorunlar ortadan kalkmaktadır. Üstelik orucun vücutta detoks etkisi yaptığı bu nedenle fizyolojik olarak bedene olumlu etkileri olduğu söylenmektedir.
Genel anlamda inanmanın, ibadet ve duanın psikolojik olarak iyi olma hali ve hayatı anlamlandırma üzerinde olumlu etkileri olduğu pek çok araştırmaya ile ortaya konmuştur. Bir ibadet olan oruç tutmanın da ruhsal yani psikolojik olarak yararlı etkileri olduğu gözlenmiştir.
Ramazan ayında insanlar dua etme, şükretme ve ibadet gibi dini ritüellere günlük hayatlarında daha çok yer vermeye başlarlar. Bu durum insanlarda kaygı ve depresyonun azalmasına yardımcı olur. Aynı şekilde intihar oranları ve eğilimleri de azalmaktadır. Dua etmek ve inanmak insanların iyi hissetmelerini ve karamsarlıktan kurtulmalarını sağlar.
Ramazan ayında insanlar oruç tutuyor olmanın da etkisi ile açlık, cinsellik gibi dürtülerini kontrol altına almaktadır. Ayrıca, orucun ve ibadetin öfke kontrolünü sağladığına yönelik araştırmalar da bulunmaktadır.
Oruç tutmak aile içi iletişimi ve etkileşimi arttırmak anlamında da yarar sağlamaktadır. Sahurlar ve iftarlar, aile bireylerinin bir araya toplanmalarına ve etkileşiminde bulunmalarına olanak verir. Ayrıca, geleneksel olarak iftarı kalabalık yapma ve insanlarla iftarda bir araya gelme alışkanlığı nedeniyle bu dönem, insanların sosyalleşmesine de katkıda bulunur.
Yardımlaşmanın, empatinin öne çıktığı bu dönemde insanların iyilik yapma ve birbirlerine yardım etme oranları artmaktadır. Bu sayede hayatı anlamlandıran bireyin aynı zamanda da iç huzuru artmaktadır.

Bir Cevap Yazın