Tuğlaları üst üste koymak tekrar değil, tesistir..
Yani inşa etmektir..

Merhabalar..
Dün dengeden, dengenin oluşturduğu huzur halinden bahsetmiştik..
Bugün de bu huzur halini nasıl yakalayacağımız hakkında biraz konuşacağız..

Huzur halini hepimiz zaman zaman deneyimlemiş sonrasında ise hayatın akışı ve stresi içerisinde kaybetmişizdir.
Ama her seferinde bu huzur halini yakalayıp devam ettirmek bizim arzumuz olmuştur..
Fakat ne çare ki defalarca denememize rağmen hiç bir seferde bu huzur halini uzun soluklu olarak yaşayamamışızdır..
Hayatlarında huzuru yakalayan az insana bakıpta iç geçirmiş olmamız ise bizi zaman zaman ümitsizliğe itmiştir..

Peki huzur halini elde etmek için bir yerlerden başlayacak mıyız ?
Evet..Artık başlayalım..

Nasıl başlayacağız ?
-Tekrar ederek..
Neyi ?
-Taşları üst üste koymayı tekrar ederek..

Bir alışkanlık elde ederek ve bunu 40 gün tekrarlayarak..
Mesela ?
-Bir Kahve veya çay içmek..Sessiz, sedasız..Hiçbir şeyle uğraşmayarak..
Bu kadar mı ?
-Evet sadece kendimize 10 dakika ayırıp farkındalığımızı arttırarak..Hayatın ve düşüncelerin farkına vararak..
Doğru alışkanlık oluşturmaya başlayarak..
2 sayfa kitap okuyarak..
Hayatın akışından kendimizi kurtarıp tüm kızdığımız şeylere dışarıdan bir göz ile bakarak..
Kendimizi, duygularımızı anlamaya çalışarak bakmak..
Her şeye bu anladığımdan daha farklı nasıl olabilir diyerek ?
Bambaşka şeyler ifade etseydi bu cümle neler ifade edebilirdi bana diyerek..
Bunları 10 dakikaya sığdırarak..
Hayata yeni yorumlar getirerek..
Bizi esir eden negatif duygu yağmurlarından bir köşeye sığınıp bu yağmurlardan kurtulmak için en uygun nereye gidebilirim diye araştırarak..
Bazen de sadece içtiğimiz kahvenin tadını duyumlayarak..
Sabahları kuşların ötmelerinin seslerini dinleyerek..
Bambaşka bir pencereden olaylara bakarak..
Bugün hayattan ne öğrendim ve ne öğrenebilirim diyerek..
Bilgeliğin peşinden koşarak..
Çok şey yapmak değil, az ama kaliteli davranışlarda bulunmak adına hareket ederek..
Hayata yeniden gözlerimizi açarak..
Bazen de gözlerimizi kapatıp mutluluğu yaşadığımız çocukluk anılarımıza giderek orada mutlulukları içimize çekip göğsümüzü mutluluklar ile doldurarak..
Düşüncenin gücünü keşfedip, hayatı düşünceler ile değiştirerek..
Kimsenin hayatı elleriyle değiştiremediğini ancak düşüncelerle hayata yön verdiğini koca usta Mimar Sinan’ın düşünce ve aşk ürünü olan eserlerinden ders alarak hoşça kalın diyor yarına görüşmek üzere sevgilerimle sizi selamlıyorum..